İbrahim Halil Üçer

Hakkında

Lisans eğitimini 2004 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamladı. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Felsefesi Bilim Dalında hazırladığı Ebû Hayyân et-Tevhîdî ve Felsefî Kişiliği başlıklı teziyle 2007 senesinde yüksek lisansını savundu. 2010-2011 eğitim yılında McGill Üniversitesi Institute of Islamic Studieste misafir araştırmacı olarak bulundu. 2014 senesinde “İbn Sînâ Felsefesinde Suret Anlayışı” başlıklı teziyle İslam felsefesi doktoru oldu. Halen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Felsefe Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan Üçer’in yayımlanan çalışmaları arasında İbn Sînâ Felsefesinde Suret, Cevher ve Varlık ve İslam Düşünce Atlası gibi eserler bulunmaktadır. Halihazırda Taşköprîzâde külliyatının neşri, İslam düşüncesinde insan tanımları, İbn Sînâ epistemolojisi ve İslam düşünce tarihi yazımında dönemlendirme sorunu gibi başlıklar üzerinde çalışmaktadır.

Katkıda bulunduğu maddeler

Tercüme Hareketi ve Etkileşimler
İslam dünyasında felsefî düşüncenin teşekkülünde, komşu kültür ve medeniyet havzalarıyla gerçekleşen karşılaşmaların önemli bir rolü vardır. Fetihlerle birlikte Müslümanlar, yalın ...
Parçaları Yeniden Birleştirmek ya da İslam Düşünce Atlası
Düşünce tarihi, düşünürlerin zaman, mekân, dil ve kültür öğelerinden bağımsız matematiksel bir uzayda ürettikleri metinlerin yalın bir tahkiyesinden ibaret değildir. Düşüncenin kendisi ...
İslam Düşünce Tarihi için Bir Dönemlendirme Önerisi
Niçin Dönemlendirme? Dönemlendirme bir yandan tevarüs ettiğimiz geçmişi bir tarih olarak idrak etme teşebbüsü iken diğer yandan şu an nerede durduğumuza ilişkin bir sorununun cevabı olarak kendisini ...
Klasik Dönem
İslam düşünce tarihinin klasik dönemi, sonraki asırlar boyunca İslam düşüncesinin seyrini tayin eden açıklayıcı çerçevelerin teşekkül ettiği evreyi ifade eder. Bu çerçevelerin oluşumu ...
Mükellefin Dünyası: Şahitlik Mükellefiyeti İçin Tahkik ve Tarif, Temessül ve Temsil
Düşünce tarihindeki belli dönemler ve o dönemlerde öne çıkan gelenekler merkezlerine aldıkları temel felsefi ilgi ile diğerlerinden ayrılır ve öne çıkarlar. Bu minvalde Antik Yunan filozofları için ...
Düşünce Tarihinin Yapısı ve Düşünce Tarihi Çalışmasının Anlamı Üzerine
Geçmişteki Düşüncelerin Tarihine Niçin İlgi Duyarız?İnsanlar geçmişteki şeylere çok çeşitli nedenlerle ilgi duyabilir. Tarihi Salı Pazarı’ndaki tezgahlarda yer alan, hiç tanımadığımız ...
Kemâleddîn ibn Yûnus
Matematik ve astronomi bilgini olan Kemâleddin ibn Yûnus, 13. yüzyıl İslam dünyasının özellikle aklî ilimlerdeki en etkili şahsiyetleri arasında yer alır.
Kutbuddîn er-Râzî
İslam dünyasında genel olarak felsefe, özel olarak da mantık çalışmalarının altın çağını yaşadığı 13 ve 14. yüzyıllarda yaşayan ve Osmanlı felsefe-bilim geleneğinin teşekkülünde oldukça önemli bir rolü olan Kutbeddî er-Râzî 692/1293’te Rey’de doğmuştur...
Sadreddîn ed-Deştekî
15. yüzyıl İslam dünyasında felsefî canlılığın merkezi haline gelen Şîrâz’ın, rakibi Devvânî ile birlikte iki önemli kelamcısı ve filozofundan biri olan Sadreddîn Deştekî, 1425’te Şiraz’da Zeydî bir âilede doğmuş, dînî ve aklî ilimler tahsilini de Şîrâz’da tamamlamıştır...
Muslihuddîn Lârî
İran-Hin ve Osmanlı ilim geleneğinin önemli isimlerinden Muslihuddîn el-Lârî, 1510 senesinde Şîrâz’ın güneyinde bulunan Lâr’da doğmuştur. Lârî, Hüsrev Paşa Medresesi müderrisliğinin yanı sıra Diyarbekir müftülüğü yaptı...
Metta b. Yûnus
Yunanca-Arapça tercüme hareketinin 4/10. Asırdaki son evresine mensup olan mütercim ve şarih Mettâ b. Yûnus Bağdat yakınlarındaki Deyrkunnâ’da, Hırisyan, Nestûrî bir ailede doğdu...
Mevlânâzâde
14. asırda yaşamış filozof ve Hidâyetü’l-hikme şârihi Mevlânâzâde'nin nin Hidâyetü’l-hikme şerhi, İbn Mübârekşâh şerhindeki problematikleri takip eder...
Gıyâseddîn Deştekî
16. yüzyılda yaşamış Şirazlı filozof ve kelamcı olan, Osmanlı coğrafyasında Mîr Gıyâs olarak da bilinen Gıyâseddîn Deştekî, yazdığı eserlerin büyük bir kısmı Devvânî’nin savunduğu argümanlara karşı, argümentatif açıdan güçlü ya da zayıf olmasına bakmaksızın karşı argümanlar geliştirmeye hasredilmiştir...
Ahmedî
Kesin olmamakla birlikte 1335’te Germiyan veya Sivas’ta doğduğu tahmin edilen Ahmedî, erken dönem Osmanlı ilim ve edebiyat dünyasının önemli isimlerindendir. İskendernâme adlı eseriyle bilinen Ahmedî, bu eseri I. Bâyezid’in oğlu Emîr Süleyman’a sunmuştur...
Ebû Süleyman es-Sicistânî
Abbâsî döneminde Bağdat’ta yaşamış filozof ve mantıkçı olan Ebû Süleyman es-Sicistânî, din-felsefe ilişkisi konusunda selefleri Kindî, Fârâbî ve İhvân-ı Safâ’nın yaklaşımlarından farklı bir görüş ortaya koymaktadır...
Huneyn b. İshak
Abbâsî dönemi Yunanca-Arapça tercüme hareketlerinin önemli mütercimi ve hekim olan Huneyn b. İshak, tercüme ettiği çok geniş Süryanice-Yunanca külliyatın yanısıra, özellikle tıp ve Hıristiyan teolojisi hakkında da özgün eserler vermiştir...
İbnu’n-Nedîm
İbnü’n-Nedîm IV/X. yüzyıl Bağdat’ında yaşamış bir bilim tarihçisidir. Arapça literatür tarihi açısından özel bir yere sahip olan IV/X. asır, mevcut müdevvenât üzerine gelişen yoğun bir ansiklopedik telif çabasına şahit olmuştur.
Kadı Mîr Meybûdî
Celâleddîn Devvânî’nin öğrencisi olan Kâdî Mîr Huseyn el-Meybûdî, Muzafferiyye medresesinde aklî ve naklî ilimleri tahsil eder, 1480-1485 arasında Safevî veziri Safiyuddin İsa Tebrîzî tarafından Yezd’deki vakıfların sorumlusu olarak atanır...
Sirâcüddîn Ûşî
Ûşî’nin Emâlî’si, üzerine yazılmış otuzu aşkın Arapça ve Farsça şerhle birlikte birçok Türkçe tercümesiyle, Mâtürîdî akaidinin manzum şekildeki en etkili metinlerinden biri haline gelmiştir.
Şerefuddîn el-Mes‘ûdî
Mes‘ûdî Gazzâlî sonrası Yeni-Eş‘arî geleneğin nüvelerini barındıran isimlerden biridir. Yazdığı felsefî eserler doğrudan İbn Sînâcı çizgiyi takip etmez. Bunun yerine o, doğa felsefesi ile başta astronomi ve cebir olmak üzere matematik bilimler gibi Gazzâlî tarafından meşru görülen alanlarda felsefî gelenekle uyumlu bir biçimde kalem oynatır görünürken, ontoloji veya metafizikle ilgili bahisler söz konusu olduğunda eş-Şukûk’ta olduğu gibi eleştirel bir tutum takınır.
Taşköprülüzâde
Çok yönlü Osmanlı alimi olan Taşköprülüzâde ilim zihniyeti itibariyle, Davûd Kayserî'yle başlayıp Mollâ Fenârî'yle yerleşen irfânî - kelâmî çizgi ile Ali Kuşçu ve arkadaşları tarafından İstanbul'un fethinden sonra yeniden tanzim edilen Osmanlı ilim anlayışındaki riyâzî - kelâmî çizgiyi şahsında birleştirir...
Hasan-ı Basrî
Tâbiîn neslinin büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî, Hz. Peygamber’in zevcesi Ümmü Seleme ve Enes b. Mâlik gibi birçok sahabiden ders almış, yüzü aşkın sahâbi ile görüşüp sahâbî terbiyesiyle yetişmiş bir kelamcı, fakih ve zahittir.
Ebû Hayyân et-Tevhîdî
IV/X. yüzyılın meşhur edip ve filozofu Tevhîdî'nin entelektüel biyografisi varlık, bilgi, nefs ve ahlak konularına ilişkin sorularıyla; Gazâlî’yi andırır bir şekilde, üdebâ, ulemâ, felâsife ve sûfiyyûn geleneklerinden geçerek şekillenen sürekli bir arayışa işaret eder...
İbn Sînâ
İslam felsefesi tarihinde eş-Şeyhu’r-reîs (büyük üstat) olarak bilinen ve Klasik Dönem felsefe geleneğini üslup, içerik ve kapsam olarak zirvesine ulaştıran İbn Sînâ, felsefe tarihinin kendisine gelen süreç dahilinde geçirdiği üçüncü dönüşüm evresinin zirvesinde bulunur...