İshak el-İsrâîlî

(ö. 341/953)
İslam felsefesi içerisinde Yeni Eflatunculuğun ilk Yahudi temsilcilerinden
- A +

Öğretisi

İshak b. Süleyman el-İsrâîlî, İslam felsefesi içerisinde Yeni Eflatunculuğun ilk Yahudi temsilcilerindendir. Temelde Kindî ve Aristoteles’in Yeni Eflatuncu yorumundan etkilenerek eklektik bir felsefe ortaya koymuştur. Eserlerini bu iki kaynaktan alıntılar ve açıklamalar şeklinde düzenlemiştir. Kendinden sonra İbn Cabirol ve Saîd b. Yûsuf el-Feyyûmî kadar özgün olmasa da Yahudi felsefesi ve özellikle mistisizmi üzerinde etkili olmuştur.

İsrâîlî Mısır’da doğmuş ve hayatının büyük bir kısmını bu şehirde geçirmiştir. Halife Ubeydullah el-Mehdî’nin özel hekimliğini yapmış ve bu sırada tıp ilmi üzerine otorite metinler telif etmiştir. İslam medeniyeti içerisinde felsefî kimliğinden ziyade tıbbî eserleri ile tanınmıştır.

İsrâîlî, Plotinus’un sudûr teorisi ile dînî yoktan yaratma (creatio ex nihilo) düşüncesini uzlaştıran bir kozmogoni ortaya koymaktadır. Böylece sudûr anlayışının panteistik imalarını azaltarak semitik teolojiye uygun bir yorum ortaya koymaktadır. Tanrı’nın doğası konusunda yorumları Meşşâî, Yeni Eflatuncu ve Yahudi unsurları ihtiva etmektedir. Dolayısıyla varlık, Tanrı’dan kudret ve irade ile yaratılış ile başlamış olup sudûr ile devam etmektedir. Tanrı öncelikle ilk madde ve sûreti yaratmaktadır. Bu madde ve suretten bileşen akıl ise tüm varlıkların kendinden zorunlu olarak sudûr ettiği küllî akıldır. Küllî akıldan küllî nefs, göksel cisimler ve ay-altı âlem sudûr eder. Akıldan cismani dünyaya iniş süreci aynı zamanda insan ruhunun yetkinliğinin yokluğudur. Bu sebeple insan ruhu bu dünyadaki zindanından kurtulmayı amaçlar.

Varlık Düşüncesi ve Metafiziği

İsrâîlî’nin düşüncesinde varlık Tanrı’dan sürekli bir şekilde sudûr etmektedir. Tanrı mutlak cömertliği ve iyiliği nedeniyle devamlı feyz halindedir. Onun herhangi bir fiilde bulunması için herhangi bir sebebe ihtiyacı yoktur. Tanrı’nın zatına eklenen bir irade veya kudreti mevcut değildir fakat zatı ile aynıdır. Tüm hareketin kaynağı Tanrı’dır fakat onu hareket ettiren, potansiyelden aktüaliteye geçiren herhangi bir neden yoktur. Plotinus’un aksine negatif bir teoloji geliştirmeyen İsrâîlî Tanrı’nın farklı isimlerle tavsif edilebileceğini fakat bunların zatına eklenen arazlar olmadığını ifade etmektedir.

Tanrı’dan sudûr eden ilk akıl, ilk madde ve ilk suretten bileşiktir. Her iki cevher, Tanrı tarafından kudret ve irade ile zamansal bir süreçte yaratılmıştır. Yaratılan bu madde ve suretin birleşmesi ile akıl var olur ve tüm varlık bu küllî akıldan sudûr eder. İlk madde, çokluğa ve çeşitliliğe imkan veren ve zıt suretleri kabul etmeye kabil bir cevherdir. İlk sûret ise ilk maddeye yerleşmektedir ve salt hikmetten ibarettir. İlk madde ve sûret, tabiatları itibariyle küllî akılı öncelemektedirler; fakat zamansal olarak aralarında herhangi bir ardışıklık yoktur. Bu ilk yaratılıştan sonra âlem nedensel bir hiyerarşi içerisinden akıldan sudûr eder. Küllî akıl türsel suretlerin tamamını ihtiva etmektedir. Kendi dışında herhangi bir nesneyi idrak etmez; ancak kendi zatında bulunan suretleri idrak eder. Duyumsanabilen cisimsel dünya ile akıl arasında göksel cisimler mevcuttur. Bu cisimlerin maddeleri beşinci unsurdan oluşmaktadır. Dolayısıyla bu dünyaya ait cisimler değildirler. Oluş ve bozuluşa tabi olmadıkları gibi ancak konumsal hareketleri vardır. Bu hareketler dünyadaki oluş ve bozuluşun nedenidir.

Cisimlerin tabiatları da bu göksel cisimlerin etkilerinden ibarettir. Bu etkiler vasıtasıyla dört unsur oluşur ve bu unsurlar cisimlerin ilkeleri olarak tüm duyumsanan alemin sebebidirler. Dört unsurun temelinde mutlak cisim vardır. Bu  ise uzunluk, derinlik ve genişlikten ibarettir fakat duyumsanabilir. Bu mutlak cisim göksel cisimler ve yersel cisimler arasında ortaktır. Cisimlerin en alt tabakasında madenler mevcuttur. Onun üzerinde nefs sahibi olan insan, hayvan ve nebatat bulunmaktadır. Küllî akıldan sonra varlık hiyerarşisinde üç küllî nefs gelmektedir. Ancak insan nefsi yetkinleşmeye müsaittir ve hayvani/nebati nefslerden farklı olarak düşünme özelliğine sahiptir. Hayvani nefs vehim ve mütehayyileye sahiptir ve duyumsayabilmektedir. Nebati nefs ise beslenme, büyüme ve üreme dışında herhangi bir güce sahip değildir.

Bilgi Teorisi

İnsan nefsi yaratılışı itibariyle potansiyel olarak akıldır. İnsan duyuları vasıtasıyla nesneleri duyumsar ve aktüel olarak akıl haline gelir. İnsan nefsi, herhangi bir bilgiye sahip olmaksızın var olur ve aktüel olabilmek için rehberliğe ihtiyaç duyar. Kullandığı araçlar akıl yürütme, birleştirme ve ayrıştırmadır.

Ahlak ve Siyaset Düşüncesi

İsrâîlî’nin düşüncesi Yeni Eflatunculuğun mistik ve dini referanslarını barındıran bir insan tasvirine sahiptir. İnsan ruhu, bu dünyaya mutlak kemal âleminden düşmüştür ve daima üst âlemi arzular. Bunun yolu ile öncelikle dünyevi arzulardan sıyrılma, ahlaksız ve erdemsiz bir yaşantıdan uzak kalma yolu ile gerçekleşebilir. İnsanın hayvani ve nebati nefsin özelliklerinden tamamen soyutlanması gerekir. Aklî olanın yapılması ve ahlaki olanın rasyonel olarak belirlenmesi gerekir. Bu durumda insan nefsi, küllî aklın kendini aydınlatabileceği bir hazırlığa sahip olur. Böylece insan nefsi arınarak akıl olur ve küllî akıl ile ittihad etme seviyesine erişir. Böylece nefs sanki aklın kendisi olur.

Öne Çıkan Eserleri

  • Kitabu’l-Hudud (The Book of Definitions). (Telif) Israeli, Isaac. Isaac Israeli: a neoplatonic philosopher of the early tenth century, İng. çev. A. Altmann & S. M. Stern, ABD: University of Chicago Press, 2009: 3-79.
  • Kitabu’l-Cevahir (The Book of Substances). (Telif) Israeli, Isaac. Isaac Israeli: a neoplatonic philosopher of the early tenth century, İng. çev. A. Altmann & S. M. Stern, ABD: University of Chicago Press, 2009: 79-106
  • Kitabu’r-Ruh ve’n-Nefs (The Book on Spirit and Soul). (Telif) Israeli, Isaac. Isaac Israeli: a neoplatonic philosopher of the early tenth century, çev. A. Altmann & S. M. Stern, ABD: University of Chicago Press, 2009: 106-118
  • Kitabu’l-Ustukussat (The Book on the Elements). (Telif) Israeli, Isaac. Isaac Israeli: a neoplatonic philosopher of the early tenth century, çev. A. Altmann & S. M. Stern, ABD: University of Chicago Press, 2009: 118-151
  • Kitabu’l-Hummayât (The Third Discourse on Consumption) (Telif) Isaac Israeli, Latham, Isaacs. Isaac Judaeus on Fevers, İng. Çev. J. D. Latham & Haskell Dawood Isaacs, Cambridge: Pembroke Arabic Texts, 1981.
  • Isaac Israeli, A. Altman, S.M. Stern. Isaac Israeli: a Neoplatonic Philosopher of the Early Tenth Ventury. ABD: University of Chicago Press, 2009.
  • Hasan Şahin, A. Kâmil Cihan. ''İshak b. Süleyman el-İsrâîlî''. DİA. c. 22. İstanbul: TDV, 2000: 544-546.

Atıf Bilgisi

İshak el-İsrâîlî. İslam Düşünce Atlası, https://islamdusunceatlasi.org/ishak-el-israili/164