İbn Azrâ

(ö. 562/1167)
Yahudi toplumunda felsefe ve bilimin yaygınlaşmasında önemli rolü olan filozof ve kelamcı
- A +

Hayatı

Müslümanların riyasetindeki İspanya’da doğan İbn Azrâ geçimini şiir yazarak sağlamıştır. İspanya’dan siyasal karmaşa dolayısıyla kaçarak Avrupa’yı gezmeye başlamış ve 30 yıl boyunca Roma’dan Londra’ya pek çok şehre seyahat etmiştir. Çokça seyahat etmesi ve eser telif etmesi nedeniyle görüşleri Yahudi toplumunda meşhur olmuştur. Eserlerini kısa ve öz bir şekilde yazmayı tercih etmiştir.

Öğretisi

İbn Azrâ, felsefî ve bilim alanında pek çok eseri olmasına rağmen özgün bir teori geliştirmemiş, kelâm ve felsefeden alınmış eklektik bir düşünce ortaya koymuştur. Bu sebeple felsefesinin sadece Yeni Eflâtunculuğu yansıtmadığı, aynı zamanda Meşşâîliğe yakın olduğu söylenebilir. Sudurcu ve panteist bir âlem tasavvuruna sahiptir. Özel bir ilgi alanı olduğu bilinen astroloji ve cifrin Yahudi toplumunda kabulü ve yayılımını sağlamıştır. Bunun dışında özellikle gramer, matematik, kabbala ve Yeni Eflâtuncu felsefenin kitlelere ulaşmasına vesile olmuştur. Ay altı ve ay üstü âlem fikrinin bir yansıması olarak varlığı dünyevi ve semavi olanlar şeklinde tasnif eder. İnsan ruhunun arınması ve yetkinleşmesi ile göksel cisimlerin nefislerini aşarak kutsal aleme ulaşabilir. İnsanın Tanrıya ulaşan bu yönü, dünyadaki tüm çilelere karşı direnmesini sağlayacak bir güç anlamına gelmektedir. Yahudi ırkına has bir astrolojik yorum geliştirmektense kapsayıcı ve evrensel bir anlayış ortaya koymuştur. Böylece dünyevi meselelerin metafizik sebeplerini ortaya koyma imkanını elde etmiştir. Örneğin, Mısır’dan İsrailoğullarının kaçışı yıldızların durumuna göre mümkün değilken, Tanrının müdahalesi ile bu olay gerçekleşmiştir. Eserlerindeki mistik unsurlar üzerinde vurgu yapan pek çok şerh İbn Azrâ’nın Yahudi kabbala liteartüründe çok etkili olduğunu göstermektedir. Benzer bir şekilde insanın kurtuluşu konusuna önem verdiği ve toplumsal mesiyanik bir kurtuluştan ziyade kişisel yetkinliğe vurgu yaptığı görülmektedir. Bu bağlamda insanın amacını, klasik mistiklerde ve kelamcılarda olduğu üzere marifetullah olarak belirlemiştir. Bunun için ise herhangi mükemmel bir devlete ihtiyaç yoktur. İbn Azrâ klasik düşünce ile uyuşmayan görüşleri de savunmuştur. Şeytanların varlığını kabul etmediği gibi ruhun yüce âlemden sudur yoluyla geldiğine dair herhangi bir görüşü de bulunmamaktadır. Bazı araştırmacılar İbn Azrâ’nın Tevrat’ın Musa’ya vahyedilen bir kitap olduğuna inanmadığını ifade etmişlerdir. Fakat insan ruhu âlemde değişmeyen bir hakikattir ve bu yönüyle Tanrısaldır. Bu sebeple Tanrı insan ruhunu kendi suretinden yaratmıştır ve onun fiilleri kendi fiillerine benzemektedir. Şiirlerinde sık sık ruhun doğasını inceleyen İbn Azrâ, ruhun mahiyeti dışında herhangi bir metafizik problem ile de ilgilenmemiştir. Ruhun maddi alemden kurtuluşu ve Tanrıya dönmesi gibi temalar şiirlerinin temelini oluşturur. İbn Azrâ ruhun; insanî, hayvanî ve nebatî olarak tasnif edilmesinin dışında şehvet, duyumsama ve hikmet şeklinde de bölünebileceğini ifade etmektedir.

Öne Çıkan Eserleri

  • The Book of Reasons: nşr. Sholomo Sela, Brill, Leiden 2007.
  • Selected Poems: nşr. L. Weinberger, University of Alabama Press, Tuscaloosa 2010.
  • The Book of the World: nşr. Sholomo Sela, Brill, Leiden 2010.
  • Abraham Ibn Ezra on Elections. Interrogations, and Medical Astrology: nşr. Sholomo Sela, Brill, Leiden 2011.
  • Abraham Ibn Ezra on Nativities and Continuous Horoscopy: nşr. Sholomo Sela, Brill, Leiden 2013.
  • I. Lancaster, Deconstructing the Bible: Abraham Ibn Ezra's Introduction to the Torah, Routledge, London 2002.
  • J. Guttmann, Philosophies of Judaism, Schoken, New York 1973.

Atıf Bilgisi

İbn Azrâ. İslam Düşünce Atlası, https://islamdusunceatlasi.org/ibn-azra/158