Darendevî

(ö. 1152/1739)
Filozof, mantıkçı, müfessir ve astronom
- A +

Hayatı

Filozof, mantıkçı, müfessir ve astronom olan Muhammed b. Ömer b. Osman el-Dârendevî el-Hanefî, daha çok hazırladığı takvim ve astronomi eserleri ile din ilişkisi konusundaki çalışmalarıyla tanınmaktadır. Memleketindeki ilk eğitiminden sonra Maraş'da dönemin en önemli Osmanlı müderrislerinden birisi olan Saçaklızâde Muhammed el-Mar'aşî'den (ö. 1733) ders almıştır. Sultan III. Ahmed döneminde İstanbul'a gelmiştir. Muhtelif medreselerde müderrislik yapmıştır. Ayrıca Sultan III. Ahmed'in özel hazinesini yönetmiştir. Sultan I. Mahmud devrinde vefat etmiştir. Mehmed Dârendevî, Osmanlı Devleti'nin Lale Devri (1718-1739) diye bilinen döneminde yaşamış çok yönlü bir Osmanlı müderrisi olarak, bu dönemdeki ilmî ve kültürel faaliyetlere katılmıştır. Sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa'nın (ö. 1730) çeşitli ilmî ve edebî eserlerin Türkçe'ye çevirisi için kurduğu heyetlerden Bedreddin el-'Aynî'nin (ö. 1451) 'İkd el-Cuman fî Tarih Ehl el-Zeman adlı kozmoloji, astronomi, coğrafya, zooloji ve tarih gibi pek çok ilimden bahseden, her bir cildi 800 sahife olan 24 ciltlik ansiklopedisini tercüme eden heyette bulunmuştur. Öte yandan müderrislik yaptığı medreselerde Alaşehirli Osman b. Hüseyin gibi pek çok önemli öğrenci yetiştirmiştir. Derslerinde kendi dönemindeki ilmî ve kültür ortamda tartışılan pek çok konuyu ele alan Mehmed Dârendevî özellikle tefsir, ilm-i münâzara, mantık ve dil felsefesi ile astronomi aletleri, ilm-i mikat ve dinî astronomi sahalarında temayüz etmiştir. 

Öğretisi

Mehmed Dârendevî mensup olduğu paradigma içerisinde din ve bilim ilişkisini, özellikle din ile astronomi ilişkilerini incelemektedir. Bu konuda Katip Çelebi’nin (ö. 1657) XVII. yüzyılın başlarında Şeyhülislam Bahaî Efendi'ye sorduğu ve el-İlham el-mukaddes mine’l-feyzi’l-akdes adlı eserinde cevaplamaya çalıştığı üç soruyu, öğrencilerinin isteği üzerine kaleme aldığı Risale fî hall muşkilât mesâil selâs adlı eserinde kendi dönemindeki paradigma içerisinde, dinî boyutlarını da dikkate alarak yeniden cevaplamaya çalışmıştır. Bu sorunlardan birincisi Kuzey Kutbu'nda gece ile gündüzün müddeti; ikincisi Güneş'in Batı'dan doğuşu ihtimalinin astronomi ilmi açısından açıklanıp açıklanamayacağı; üçüncüsü ise Kıble'yle alakalıdır. Yazarın bu çalışması, Lale Devri'ndeki, Batı Avrupa'dan gelen fikirlerle de beslenen, din ile bilim ilişkisi tartışmaları açısından önem arz etmektedir. Mehmed Dârendevî'nin bu eseri Osmanlı bilim kamuoyuna ciddi bir etki uyandırmıştır. Mehmed Dârendevî, ilm-i mikat sahasındaki Risale fi’l-rub' el-meşhur bi’l-mukantarât adlı diğer çalışmasında el-rub' el-mukantarat adlı astronomi aletini incelemektedir. İslâm medeniyetinde dinî, resmî ve ictimaî hayatta hedeflenen mükemmellik için gerekli olan ibadet zamanlarının ayarlanması, Mekke'de bulanan Kabe'nin geometrik-trigonometrik yönünün tayin edilmesi, başta Ramazan ayı olmak üzere dinî açıdan önemli olan ay ve günlerin başlangıç ve sonlarının belirlenmesi gibi hususların bu aletle nasıl hesaplanacağının matematik-astronomik izahının teknik bir dille verildiği eser oldukça pratik amaçlarla hazırlanmıştır. Mehmed Dârendevî'nin hem Osmanlı-İslam hem de Batı Avrupa astronomi tarihi için önemli olan eseri Ruzname adıyla da bilinen Takvim-i Daimî isimli Türkçe çalışmasıdır. Sürekli kullanılabilir özellikte hazırlanan bu takvim, Osmanlı Devleti'nin başkenti İstanbul'a göre düzenlenmiştir. Eser daha önce Fatih Sultan Mehmed ve Sultan II. Bâyezîd döneminde yaşamış Şehy Vefa diye tanınan Muslihuddin Mustafa b. Ahmed el-Sadrî el-Konevî'nin (ö. 1491) başlattığı Ruzname geleneğinin bir devamı olarak görülebilir. Mehmed Dârendevî'nin tabloları güneş boylamının herbir derecesi için düzenlenmiştir. Eserde tan vakti, gün doğuşu, sabah, kuşluk, öğle, birinci ve ikinci ikindi, akşam ve yatsı şeklinde tasnif edilen günün bütün uzunlukları ile güneşin Mekke azimutunda bulunduğu zaman, saat ve dakika cinsinden 41 boylamına bağlı olarak ifade edilir. Alacakaranlığın tayininde kullanılan parametreler ise, İslâm ilm-i mikat geleneğinin iki önemli ismi el-Halilî ile İbn el-Şatır'in eserlerine dayanmaktadır.

Öne Çıkan Eserleri

  • el-Tefrika beyne Mezhebi’l-Müteahhirîn ve beyne’l-Kudemâ (el-Mutekaddimîn) fî’l-Kaziyye ve’t-Tasdik: Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 60.
  • Risale fî Hall Muşkilat Mebâhisi’t-Ta‘rif: Süleymaniye Ktp., Hafid Efendi, nr. 160.
  • Risâle fî Eczai’l-Kaziyye: Süleymaniye Ktp., Bağdadlı Vehbi, nr. 895.
  • Risale fî İmkâni’l-‘Âm: Süleymaniye Ktp., nr. 449.
  • Risale fî Mebâhisi’l-Vasita: Ali Emiri, Arabi, nr. 352.
  • Risale fî Eşkal Erba' fî’l-Mantık: Köprülü Ktp., Ahmet Pasha, nr. 352.

Atıf Bilgisi

Darendevî. İslam Düşünce Atlası, https://islamdusunceatlasi.org/darendevi/186