Muharrem Midilli

Hakkında

Muharrem Midilli, Selçuk Üniversitesi’nde ilahiyat öğrenimi gördü (1999-2003). Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde hazırladığı Hicri V. Asır Fıkıh Usulü Eserlerinde Emrin Delaleti Tartışmaları isimli çalışmasıyla yüksek lisansını tamamladı (2007). 2006-2012 yılları arasında Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesi’nde öğretmen olarak çalıştı. TÜBİTAK yurt dışı doktora araştırma programı kapsamında ABD Columbia Üniversitesi’nde 1 yıl süreyle araştırmalarda bulundu (2014-2015). 2017 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne sunduğu Osmanlı Bağlamında Şeriat-Kanun İlişkisinin Hanefi Kamu Hukuk Fikri Açısından İncelenmesi: Ceza Hukuku Örneği başlıklı teziyle doktora derecesi aldı. Halen Trabzon Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalışan Midilli’nin Klasik Osmanlı Ceza Hukukunda Şeriat-Kanun Ayrımı isimli bir kitabı ve muhtelif konularda birçok makalesi bulunmaktadır. Midilli, Osmanlı dönemi fetva-mezhep-hukukun gelişimi ve kanun ilişkilerine dair bir TÜBİTAK projesi yürütmektedir.          

Katkıda bulunduğu maddeler

İbn Kutluboğa
İbn Kutluboğa Mısır Hanefî fıkıh geleneğinin önemli simalarından biridir. Kudûrî’nin (ö. 428/1037) el-Muhtasarı ve Ebü’l-İz el-Halebî’nin Menarü’l-envâr muhtasarı üzerinde yaptığı şerh çalışmaları fıkhi melekesinin oldukça gelişmiş olduğunu göstermektedir.
İbn Melek
İbn Melek fıkıh, fıkıh usûlü, hadis ve lügat alanlarında mütedavel eserleri bulunan çok yönlü bir Anadolu âlimidir. Özellikle usûl-i fıkıhta Menârü’l-envâr, füru-i fıkıhta Mecma‘ü’l-bahreyn ve hadiste Mebarikü’l-envâr isimli eserlere yaptığı şerhler Osmanlı ilim çevrelerinde büyük kabul görmüştür.
İbn Nüceym
İbn Nüceym Mısır Hanefî ekolünün en önemli simalarından biridir. Bazı risaleleri ve fetvaları kendisinin mezhep içi ictihad yapabilecek mertebeye ulaştığını göstermektedir. İbn Nüceym yaşadığı toplumun ictimaî ve iktisadî vaziyeti, maslahat, fesadın önlenmesi, zamanın kötüleşmesi, dini duyguların zayıflaması, cehaletin yaygınlaşması ve zamanın örfü gibi gerekçelerle bazı hükümlerde seleflerinin benimsediklerinden farklı birtakım tercihlerde bulunmuştur.
Seyyid Sabık
Seyyid Sâbık’ın Fıkhü’s-sünne isimli çok bilinen kitabı onun İslâm hukuk mirasına ve çağdaş İslâmî sorunlara nasıl yaklaştığı hususunda fikir vericidir. Kitabın taharetle ilgili ilk bölümü 1946 yılında neşredildiği zaman Hasan el-Bennâ tarafından çok beğenilmiş, baş tarafına bir giriş yazısı eklenmiş ve İhvân-ı Müslimîn eğitim programında kullanılmaya başlanmıştı