Güzelhisârî

1837-1253
Osmanlı Hanefî fakihi ve mutasavvıf
- A +

Hayatı

Mustafa Hulusi Güzelhisârî bir Osmanlı fakihidir. Ayrıca tasavvufla da yakın ilişkisi vardır. Osmanlı döneminde Aydın (Güzelhisar) vilâyetine bağlı Denizli sancağının Buldan nahiyesinde doğdu. Babasının adı Mehmed’dir. Tanınmış bir seyyidler ve âlimler ailesine mensuptur. Murâdî nispetiyle de anılır. Tahsilini, Konyalı fakih Ebû Saîd el-Hâdimî’nin oğlu Abdullah el-Hâdimî’de (ö. 1192/1778) tamamladı. Ardından önce Buldan’da, daha sonra Aydın’da ikamet etti. Fıkıh usûlü, kelâm ve tasavvuf alanında vukuf sahibiydi. Buldan’da iki defa icazet merasimi düzenlemiştir. Kadı Beyzâvî tefsirini baştan sona okutarak hatim merasimi yapmıştır. Medresesine her akşam yemek ikramı geldiği halde, arpa ekmeğiyle yetindiği meşhur menkıbesidir. Arkasında çok eser ve hizmetler bırakan mücahit bir zat idi.

Güzelhisârî, Ebû Saîd el-Hâdimî’nin Mecâmiʿu’l-hakâʾik’ine şerh ve İbrâhim el-Hâlebî’nin Halebî sağîr adlı eserine haşiye yazdı. Birgivî’nin bazı risalelerine şerhler kaleme aldı. Yazdığı eserler zamanı ve sonrasında âlimler arasında şöhret buldu. Ayrıca bağlı bulunduğu Hâdimî mektebinin usûlüne uygun olarak mensup olduğu Nakşibendî tarikatında birçok kimseye icazet verdi. Hayatı boyunca eğitim, öğretim ve mânevî irşad vazifesini sürdürdü.

Güzelhisârî Aydın’da vefat etti ve Tirekapısı Kabristanı’na defnedildi.

Öğretisi

Güzelhisârî fıkıhta Hanefî öğretisini ve Hanefî usûl anlayışını benimser. Klasik Osmanlı fıkıh düşüncesinin sürdürücüsü bir Osmanlı âlimidir. Tasavvufi yönü bulunmaktadır. Tasavvuf alanında eser telifinden ziyade insan eğitimi ve pratik yöne değer vermiştir.

Hâdimî’nin Mecâmi‘ine yazdığı Menâfiʿu’d-dekâʾik adlı şerhi oldukça meşhur olmuş, Mecelle’nin kaynakları arasında yer almıştır. Mir’ât-ı Mecelle’deki kayda göre Mecelle’de bu şerhe 59 defa atıf yapılmıştır. Bu şerh, Osmanlı medreselerinde ve Hukuk mekteplerinde muteber kaynaklardan kabul edilerek kendisine müracaat edilmiştir. Mecâmi‘ ile birlikte Osmanlı son dönem âlim ve aydınlarını etkilemiştir. Özellikle Sava Paşa’nın İslâm Hukuku Nazariyatı Hakkında Bir Etüd adlı eserinin temelini teşkil etmiştir. Güzelhisârî, şerhinde kullandığı temel bazı kaynakları da girişte zikreder. Başta Ebû Said Hâdimî’nin oğlu Abdullah’ın yarım kalan Mecâmi‘ şerhi olmak üzere, Molla Hüsrev’in Mir’ât’ı ve hâşiyeleri, Sadrüşşerîa’nın et-Tavdîh’i, İbn Melek’in Şerhu’l-Menâr’ı ve de İbn Kemâl’in et-Tağyîr’ini açıkça referans gösterir.

Bir diğer eseri Hilyetü’n-nâcî ise İbrâhim el-Halebî’nin Halebî sağîr adlı ibadetlere dair eserine yazdığı bir hâşiye olup basımından sonra oldukça yaygınlaşmış ve Osmanlı medreselerinde okutulmuştur.

Öne Çıkan Eserleri

  • Menâfiʿu’d-Dekâʾik fî Şerhi Mecâmiʿu’l-Hakâʾik: İstanbul 1273, 1308; Kahire 1288.
  • Hilyetü’n-Nâcî: İstanbul 1231, 1244, 1250, 1251, 1256, 1269, 1287, 1299, 1308; Bulak 1251.                               
  • Ahmet Akgündüz, “Güzelhisârî, Mustafa Hulûsi”, DİA, https://islamansiklopedisi.org.tr/guzelhisari-mustafa-hulusi (28.08.2019).
  • M. Kâmil Yaşaroğlu, “Mecâmiu’l-Hakâik”, DİA, https://islamansiklopedisi.org.tr/mecamiul-hakaik (28.08.2019)

Atıf Bilgisi

Güzelhisârî. İslam Düşünce Atlası, https://islamdusunceatlasi.org/guzelhisari/7346