Dimitrie Cantemir

(ö. 1135/1723)
Türk mûsikîsi alanında adını duyuran tanınmış devlet adamı, tarihçi ve oryantalist
- A +

Hayatı

Dimitrie Cantemir’in babası Constantin Cantemir Boğdan Voyvodalığına seçilendiktan sonra Osmanlıya bağlılığını göstermek için büyük oğlu Antioch’u İstanbul’da bırakmak zorunda kalmıştır.  Dimitrie Cantemir de İstanbul’a ilk kez 1687’de 14 yaşında Ağabeyi Antioch’un yerini almak üzere gelmiş ve üç yıl boyunca İstanbul’da ikâmet etmek zorunda kalmıştır. Bu üç yılın ardından Boğdan’a dönen Dimitrie iki yıl sonra babasının ölümü üzerine Boğdan Voyvodalığına seçilmiştir. Ama Eflak Voyvodası Constantin Brancoveanu’nun, damadı Constantin Duka’yı Boğdan’ın başına getirmesi sonucu Dimitrie’nin bu ilk voyvodalığı yalnızca üç hafta sürebilmiştir. Bunun üzerine İstanbul’a dönen Dimitrie Cantemir 1700 yılında, ağabeyinin Boğdan Voyvodası seçilmesi üzerine, ülkesine dönmüş ve Eflak Voyvodası Serban Cantacuzino’nun kızı Cassandra Cantacuzino ile evlenmiştir. Çok geçmeden ağabeyinin Voyvodalık görevi son bulunca tekrar İstanbul’a dönen Dimitrie 1710 yılında prens seçilinceye kadar burada yaşamış ve bu şehirde dört kız, dört erkek evlat sahibi olmuştur. Hayatının uzun bir bölümünü II. Süleyman (1687–1691), II. Ahmed (1691–1695), II. Mustafa (1695–1703) ve III. Ahmed’in (1703–1730) saltanatları döneminde İstanbul’da geçirmiştir.

İstanbul’a ilk geldiğinde pek çok dili konuşabilen, beşerî bilimler ve güzel sanatlar hakkında temel bilgilerini almış olan Dimitrie, İstanbul’da da Enderun’a ve Rum Ortodoks Patrikhanesi’ne devam ederek eğitim ve öğretimini sürdürmüştür.

Enderun’da talim terbiye gören Dimitrie burada Türk dilini, Türk mûsikîsini, Arapça ve Farsçayı öğrenmeye çalışmış, İslâm kültürüyle tanışmıştır. Vaktini hiç boş geçirmeyen, yaşadığı yerin âdet ve törelerini gözlemlemeye, öğrenmeye çalışan Cantemir, konağını âdetâ bilginlerin ve sanatçıların toplantı yerine çevirmiş, böylece sanatla ve bilimle ilişkisini sürdürmeye devam etmiştir.

Müziğe karşı doğal bir yeteneği olan Prens Dimitrie ilk mûsikî bilgilerini Enderun’da edinmesinin ardından bu alanda kendini yetiştirmiş ve Türk mûsikî nazariyecisi, besteci ve tanbur icracısı olarak şöhret kazanmıştır. Mûsikîye karşı olan yeteneği ve icracılıktaki ustalığı sayesinde hükümdarların sevgisini kazanmış, yüksek mevkilerdeki Türkler ve hanedan üyeleri arasından arkadaşlar ve hâmîler edinmiştir

Türk mûsikîşinasların nota kullanmadığı ve eserlerin meşk usûlüyle aktarıldığı bu dönemde Cantemir, müzik yazısının müzik teorisinin temelini oluşturduğuna inanarak harfler ve sayılarla yazılan bir nota sistemi geliştirmiştir. Dimitrie Cantemir bu yeni nota sisteminin yayılmasında istediği başarıyı sağlayamamışsa da mûsikî edvârında yer verdiği peşrev ve semâîleri kendi îcadı olan notayla yazarak günümüze kadar değişmeden gelmelerini sağlamıştır.

1710 yılında, Rusya İmparatoru Büyük (Deli) Petro’nun, Osmanlı Devleti’ne savaş açması sonucu Türkler Boğdan’da güvenilir bir hükümdar istiyorlardı. Bunun üzerine Kırım Hanı Devlet Giray Han’ın da araya girmesiyle 1710 yılında Dimitrie Cantemir Boğdan tahtına getirilmiştir. Gösterişli bir törenle voyvodalığa atanan, dönemin padişahı Sultan III. Ahmed tarafından yakınlık gösterilen Dimitrie her ne kadar Osmanlıya bağlılığını bildirse de göreve atandıktan kısa bir süre sonra planını değiştirmiştir. Bazı kaynaklara göre Osmanlı Devleti’nin zayıflayıp çökmekte olduğu kanaatiyle Rusya tarafına geçmiş, kendisini Balkan Hıristiyanlarının kurtarıcısı îlân eden Rus İmparatoru Çar Büyük Petro ile gizlice anlaşmıştır.

Anlaşmaya göre, Boğdan’a Rus himayesinde Osmanlıya karşı tam bağımsızlık verilecek, haraç alınmayacak, Cantemir ailesinin babadan oğula geçen bir hanedan olarak hükümranlığı teminat altına alınacak, Çar, Boğdan’ı tekrar Osmanlı yönetimine bağlayacak hiçbir barış imzalamayacak ve harekâtın başarısız olması durumunda Cantemir Rusya’ya sığınarak mülk edinebilecekti.

Osmanlı-Rus savaşında Rusların yanında yer alarak on bin askeriyle Ruslara destek veren Cantemir, 1711 Temmuz’unda Rusların, Baltacı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından Prut kıyılarında kuşatılarak kesin bir yenilgiye uğratılması ve Çar Petro’nun imzaladığı barış antlaşmasında Osmanlıların bütün şartlarını kabul etmek zorunda kalması üzerine zor duruma düşmüştür. Barış görüşmeleri sırasında Yaş’a dönerek eşini ve çocuklarını yanına almış, Boğdanlı boyarlar ve ahaliden 4000 kadar kişiyle Rusya’ya sığınmıştır.

Çar I. Petro, Cantemir’e verdiği sözü tutarak ona Ukrayna’da Harkov’da hükmedebileceği ve hayatını sürdürebileceği evler ve araziler bağışlamıştır. 1713 yılına kadar burada yaşayan Cantemir daha sonra Moskova’ya gitmiş ve Çar’ın Doğu ilişkileri konusunda şahsî danışmanı olarak faaliyet göstermiştir. Karısının Moskova’da hastalanarak ölmesinin ardından birkaç yıl sonra Petersburg’da, Rus ordusu generallerinden birinin kızıyla evlenmiştir. 1721, 1722 yıllarında, Çar’ın emriyle Kafkas bölgesi hakkında araştırmalar yapmak üzere İran seferine katılmıştır. Kafkasya’dan döndükten kısa bir süre sonra rahatsızlanan Dimitrie Cantemir Moskova’daki malikânesinde 21 Ağustos 1723 yılında ölmüştür.

Öne Çıkan Eserleri

  • Kitâbu İlmi’l-Mûsikî alâ Vechi’l-Hurûfât. 
  • Historia Incrementorum atque Decrementorum Aulae Othmanicae: Osmanlı İmparatorluğu’nun Yükselişi ve Çöküşü Tarihi, çev. Özdemir Çobanoğlu, Kültür Bakanlığı, 1979; Cumhuriyet Kitapları, 1998.
  • Divanul sau Gâlceava Inteleptului cu lumea.
  • Kniga Sistima ili Sostoianie Muhammedanskoi Religii
  • Eugenia Popescu-Judetz, Prens Dimitrie Cantemir, çev. Selçuk Alimdar, Pan Yayınları, İstanbul 2000.
  • Yalçın Tura Kantemiroğlu, Mûsikîyi Harflerle Tesbit ve İcra İlminin Kitabı, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2001.
  • İsmail Baha Sürelsan, Bedrettin Tuncel, Dimitrie Cantemir, Unesco Türkiye Milli Komisyonu, Ankara 1975.

Atıf Bilgisi

Dimitrie Cantemir. İslam Düşünce Atlası, https://islamdusunceatlasi.org/dimitrie-cantemir/341